Haziran, Temmuz, Ağustos 2017 Türkiye Koşu Takvimi (June, July, August 2017 Running Schedule in Turkey)

Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde, bu yıl ilk defa düzenlenecek, Artvin ultra ve Uludağ’da düzenlenecek iki ultra maraton bulunmakta. Şu anki katılımcı sayılarına bakıldığında 14 Temmuz’da yapılacak Uludağ Ultra Maratonu iyi geçecek gibi görünüyor.

Kendini ispat etmiş ekiplerin düzenlediği ve daha önce deneyimlenmiş, Erciyes , Sapanca ve Aladağlar Ultra koşuları daha önce koşulmadı ise mutlaka katılması gerekilen, defalarca koşulabilecek koşu organizasyonları.

Yine her zaman olduğu gibi İstanbul’da yaşayanların evlerinde koşabilecekleri Çekmeköy Ultra koşusu haziran ayı içinde yapılacak.

Tecrübeli ekip Uzun Etap’ın düzenlediği Run Fire Salt Lake Trail de, ekibin deneyimi ve parkur olarak katılmakta tereddüt edilmeyecek organizasyonlardan.

Bu yıl kış aylarında koşulmaya başlanan Kayıp Orman Koşuları’da yine İstanbul’da yaşayanlar arazi patika koşu severler için güzel bir fırsat olarak gözüküyor.

Yeni eklenen organizasyonlar :

Tarih Organizasyon-Yer-Mesafe Web Sitesi
03.06.2017 Artvin Ultra Maratonu 44K/94K http://www.artvinultra.com
03.06.2017 Ultimate Cunda 10,4K http://www.ultimatecunda.com/
03.06.2017 Adım Adım Koşu-Belgrad Ormanı-Istanbul-6K http://www.aakosu.org/
04.06.2017 Sınırsız Dostluk Yarı Maratonu 21K Edirne https://www.dostlukyarimaratonu.org
11.06.2017 Kayıp Orman Koşuları İstanbul, 4K/13K/25K/25K http://www.kayipormankosulari.com
10-11.06.2017 Çekmeköy Summertime Challenge 6-12-24-48-72 Saat http://www.teamultratrailrunner.com/
11.06.2016 Sapanca Ultra Maratonu 8K/30K/52K http://www.sapancaultra.org/
18.06.2017 Uzunetap Caddebostan Gece Koşusu 5K http://www.uzunetap.com
01.07.2017 Uludağ Sky Run (Bursa) 15K/30K/50K http://www.uludagskyrun.com (İPTAL EDİLDİ / CANCELED)
01.07.2017 Adım Adım Koşu Belgrad Ormanı 6K http://www.aakosu.org/
08.07.2017 Sky Erciyes Kayseri 4,5VK/10K/25K/60K http://skyerciyes.com/
08.07.2017 Longest Day 5k-9k http://www.uzunetap.com
15.07.2017 Uludağ Ultra Maratonu (Bursa) 15K/25/45K/75K http://www.uludagultra.com
29.07.2017 Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail 21K/42K/80K/100Mil http://www.uzunetap.com
05.08.2017 Adım Adım Koşu Belgrad Ormanı 6K http://www.aakosu.org/
12.08.2017 Aladağlar SkyTrail 15K/45K Niğde https://aladaglarskytrail.com
Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Pamukkale Ultra Maratonu 60K

Özellikle son iki yılda düzenlenen organizasyonların çokluğu koşanlar için farklı alternatifler, farklı rotalara gitme şansı sunuyor. Ancak organizasyonların artmasına paralel yeteri kadar katılımcı artışı olmuyor. Bu durumda İznik Ultra gibi İstanbul’a yakın ve çok iyi organize olmuş koşular hariç organizasyon başına düşen katılımcı sayısı düşüyor.

Geçtiğimiz aylarda aynı gün içinde aynı lokasyonda iki farklı ultra maratonun koşulduğu oldu. Bu durumda katılımcı olarak bizlerin, organizasyon seçimine dikkat etmesinde fayda var. Zira aynı yerde yapılan organizasyonlardan birisi çok iyi iken, diğeri katılımcıları hayal kırıklığına uğrattı. İlk defa düzenlenen organizasyonlar için karar vermek adına, organizasyonu düzenleyenlerin daha önceki deneyimleri, katılımcılar gibi bilgilerden yararlanılabilir. Ve koşucuların buluştuğu http://forum.kosugazetesi.com/ platformda bilgi alışverişi yapılabilir. Daha önce düzenlenmiş koşular ile ilgili zaten bir çok blog ve sosyal medya üzerinde yazı bizlere kılavuz olacaktır.

Pamukkale Ultra Maratonu’nu 2017 yılı koşu planıma almıştım. Geçtiğimiz Kasım ayında İstanbul Maraton Fuarında açılan stantlarını ziyaret etmiş ve bilgi almıştım. Düzenleyen Kerim Fevzi Karaoğul’u birebir olmasa da koşulardan tanıyordum, titiz biriydi. Bu nedenle ilk kez düzenlenmesine rağmen karar vermem zor olmadı.

Yine 2017 yılında koşmak istediğim Efes Ultra Maratonu’na gitmeden önce girdiğim sağlık kontrollerinin uzaması nedeni ile koşu antrenmanlarına bir süre ara vermiştim, sonrasında da katılmayı planladığım İznik Ultra Maratonu’na da sonuçlar netleşmediği için katılmadım. Sonuçlar netleştikten ve olumsuz bir durum olmadığını öğrendikten sonra -ki dr.ların bir kısmının uzun mesafeler hususuna pek de sıcak bakmadığı aşikar-, daha önceden karar verdiğim Pamukkale Ultra maratonu için kesin kaydımı yaptım ve ufak ufak antrenmanlara başladım. Haftalık 30-35 km’lik antrenman koşularını son hafta Bakiye Abla’nın Çekmeköy’de düzenlediği ve “eğer uzun ultralara katılacaksanız mutlaka burada antrenman yapmalısınız” dediği organizasyonunda 30K parkurunu koşarak tamamladım.

Koşunun yapılacağı günden 1 gün önce, cuma sabahı uçak ile Denizli Çardak havaalanına güzel bir yolculuk ile ulaştık. Havaalanında önceden bilgi verdiğimiz için organizasyon yetkilileri bizleri karşıladı ve konaklayacağımız otele bizleri taşıyacak servislere yönlendirildik. Otele girişimizde lobi’de organizasyon masası hazırdı ve organizasyonun seyahat acentesi Corvus Travel yetkilisi Canan Hanım bizleri lobide karşıladı. Otele girişimiz ve rahat etmemiz adına bizlere güleryüz ile yardımcı oldular.

Öğlen itibari ile kayıt masasında kayıtlarımızı yaptırmaya başladık. Kayıtlarda  malzeme kontrolünün çok sağlıklı yapılmadığını gördüm. Tabi bunda koşucularında genel itibari eksiği olduğunu düşünüyorum, çoğu zaman olduğu gibi birçok kişi malzeme eksiltme derdinde oluyor nedense. Sonuçta kayıtlarımızı gerçekleştirdik, bu esnada uzun mesafe koşacaklar lobi alanında toplanmaya başladı. Burada özellikle 100 km ve 100 mil koşacak koşucularla tanıştım. Çok ciddi mesafelerdi, onlarla tanışmak, sohbet etmek bile benim için keyifliydi ve hepsi çok iyi bir şekilde motive olmuşlardı. Ancak bir söylenceye göre 100 mil koşusu iptal olacaktı. Koşuya gelmeden de listelere bakmıştım, 100 milde 2 kişi, 100 kmde 4 kişi, 60km’de 23-24 kişi gözüküyordu, 30 ve 15 km’lerde ise toplam 50-60 kişi. Aynı haftasonu bir çok organizasyon vardı, Bozcaada, Manavgat Ultra, Çorum Hitit Koşusu ve Giresun YarıMaratonu ve bir hafta sonra Tahtalı Ultra Maratonu katılımcı sayısının artmasını kanımca negatif yönde etkilemişti.

Kayıtları tamamladıktan sonra, öğle saatlerinde beni desteklemeye Kuşadası’ndan gelen babamı karşıladım ve sonrasında babamla birlikte otele 2 km mesafede bulunan Hieropolis Antik kentini ve Pamukkale travertenlerini görmek için yürüyüşe çıktık. Yaklaşık 3 saatlik bir gezi yaptık. Hava çok sıcaktı ve böylesi bir havada yürüyüş yapmak ertesi gün için çok doğru bir davranış olmasa da, hem babamla gezmenin keyfi hem de ertesi gün beklenen sıcak havaya antrenman olur düşüncesiyle keyifli bir gezi haline dönüşmüştü benim için. Ayrıca bu gezintiyi güzel kılan zamanının en büyük antik kentlerinden biri olan Hierapolis , muhteşem Pamukkale ve şifalı suları da zaten başlı başına görülmeye değer yerlerdi.

Akşam 18:30’da teknik toplantıya girdik. Teknik toplantı başında Kerim Fevzi Karaoğul soru işaretlerini ortadan kaldırdı ve sadece 100 mil değil 100 km koşusunun da iptal edildiğini duyurdu. Benim koşacağım parkur 60k parkuru idi, benim için bir şey değişmese de, iki mesafe için her biri uzak lokasyonlardan gelmiş 6 koşucunun ciddi bir şekilde morali bozulmuştu. Beklenen aşırı sıcaklık ve yerel birimlerden yeteri kadar destek alınamaması, ohal nedeni ile jandarmanın yol geçişlerini sağlamayacağı iptal sebepleri olarak ifade edildi. Bu durumda koşulacak en uzun mesafe 60km parkuru olacaktı. 60k parkuru içinde durum değişmiş , yol geçişlerinin sağlanamamasından dolayı daha önce planlanan parkur yerine, koşu başlangıç/bitiş yeri değiştiği için mevcut 30k parkuru bir de tersten koşularak 60k’ya ulaşılacaktı. Daha önce net olarak 62.7 km gözüken parkurun, yapılan son değişikliklerle 56-57 km olacağı belirtildi.

Teknik Toplantı-Babamla Birlikteyiz

Tüm bu değişiklikler, herkeste içten içe bir hayal kırıklığı yaratsa da, özellikle 100k ve üstü koşucular için ciddi bir problem olmuştu. Açık konuşmak gerekirse, hava sıcaklığının 36-37 derece olacağını biz katılımcılar bile 5-6 gün öncesinden hava raporlarından görebiliyorduk. Bu durumda eğer sıcaklık problemi ki teknik toplantıda sporcu sağlığı için çok üstünde duruldu ve belki de doğru ve güzel bir karardı, ancak bu mesafeleri koşacak kişilere en azından bir kaç gün öncesinden bildirilmeliydi. Yurdun uzak bir köşesinden bu koşu için işinden izin almış plan yapmış, bu koşu için haftalarca çalışmış kişiler için pek de güzel olmadı. Neyse ki, burada koşu camiası profilinin ne kadar olgun olduğunu tekrar farkettiğim bir sonuç oldu ve organizatör ve 100k/mil koşucuları biraraya geldiler ve toplantı yaptılar, bir şekilde olayı tatlıya bağladılar. Organizasyon ekibinin de yapıcı yaklaşımı, koşucular tarafında karşılık bulmuştu 100k ve mil koşucuları seneye bu organizasyonun misafiri olarak tekrar geleceklerdi.

Teknik toplantı sonrasında akşam yemeği ve ertesi gün için son malzeme hazırlığından sonra gece 10 gibi uykuya daldım. Sabah 5 gibi kalkarak, bir gün önceden hazırladığım ufak bir parça peynir ve ekmek ile kahvaltımı yaptım. Malzemelerimi çantama yerleştirerek, koşu başlangıç alanına, yaklaşık Otel’den 600-700 metre mesafeye sabah serinliğinde yürüyerek ulaştık. Teknik toplantıda alınan çok mantıklı bir karar daha önce deklare edilen başlangıç saatinin 07:00 yerine 06:00’a alınması olmuştu. Böylece sıcaktan 1 saat daha az etkilenecektik.

Yarış başlangıcı.

Başlangıç alanından 60k koşucuları olarak start aldık, 30 ve 15k koşucuları bizden 15 dakika sonra başlayacaklardı. Koşu, başlangıç alanından güney istikametine ilerlenerek Hierapolis Antik Kentinin kuzey sırtından dolanarak başladı, bu bölgeye giderken ekin tarlaları ve otlayan koyun sürülerine eşlik eden genç çoban köpeklerine şahit olduk.

Fot : Arif Toprak

Harika bir sabah serinliğinde Hierapolis’in arka bölümünde bizi ultra maratona geldiğimizi hatırlatan bir tırmanış bölümü karşılaşmıştı ve burada batonlarla yürüyerek ilerledim. Yaklaşık 500-600 metre olarak geçilen bu bölümden sonra koşmaya devam ettik, bu bölümde Ege Maratondan yeni tanıştığım Muharrem Tan Abi ile sohbet ederek koştuk ve geldiğimiz güzergahtan geriye döndük. Bu bölümde ilk cp noktası bulunuyordu ve zaten buradan ilk 2 km’de geçmiş, dönüşte de yaklaşık 8nci kilometrede buradan ilerliyorduk. Bu cp’den sonra başlangıç noktasına doğru kuzeye doğru ilerlerken doğu istikametine dönüşle yaklaşık 300 metre rakımda bulunduğumuz noktadan 900 metre rakım seviyesine çıkacağımız sıkı bir tırmanış bölümüne geçtik. Bu bölümde hızlı olan 15 ve 30k koşucuları benim tempomda koşan 60k cıları geçiyordu. Parkur grafiğine göre ilk 17 kilometre yukarı doğru eğimli olacaktı.

Fot : Mustafa Öztürk

İlk sert tırmanıştan sonra daha koşulabilir bölümlerin olduğu bölüme geçtik. Bu bölümde 30 k koşan Hanife Ebru Dönmez ile tanıştım ve bir süre sohbet ederek yürü koşlar yaptık, kendisi kadınlarda ikinci olarak sürdürdüğü koşuyu hızlanarak sürdürdü. Bir sonraki cp (check point) noktası 17nci kilometrede inişin başladığı noktadaydı, burada kısa bir su takviyesi sonrasında parkura devam ettik. Koşuyu Ataşehir Atletizm’den takım arkadaşım  Alim Küçükpehlivan ile birlikte sürdürüyordum. İnişe geçtiğimiz güzergahta bir süre sonra yarışı lider olarak götüren, koşucularla karşılaşır olmuştuk. Parkuru ters istikamette geri dönen koşuculardan aldığımız az kaldı bilgilerinden sonra parkurun son noktasında bulunan cp’ye ulaştık. Yaklaşık 25 km olmuştu, yani deklare edilen toplam 56-57km’den de daha az bir mesafe koşulacaktı. Bu cp’de ikram edilen çorbayı içtikten sonra geri dönüşe başladım. Geri dönüşte de yaklaşık 8-9 km’lik sıkı bir tırmanış bizi bekliyordu. Hava sıcaklığının iyice kendini hissettirdiği sürelerdi. Şapkamı ve altına giydiğim buffı ıslatarak serinlemeye çalışıyordum, su ihtiyacı sıcağın etkisi ile en önemli etken halini almıştı. Bu esnada 12-13ncü sıralarda olduğumu geri dönüş yolunda saydığım koşuculardan hesaplamıştım. Tırmanış güzergahında Alim Abi ile iki noktada 2-3 dk’lık ağaç gölgesi altında mola verdikten sonra yaklaşık 33ncü kilometrelere gelen cp’de sıvı alımı ile su  depolarımızı doldurduk. Bu bölümde güneşin yakıcı etkisinden kurtulmak için güneş kremi ile kollarımızı kremledik. Cpnin kurulduğu güzel ağaç gölgesini geride bırakarak ilerlemeye devam ettik. Bir süre sonra zirveye ulaştık ve aşağı doğru eğimle 900 metre irtifadan 300 metreye inişin en sert bölümüne geldik. Bu bölümde başlarda birlikte koştuğum Muharrem Tan Abi’ye yetiştim ve bir kişiyi geçmenin ve sonlara gelmenin verdiği moral ile hızımı arttırarak koşmaya başladım. Sert inişin olduğu bölüm dikkatli geçilmesi gereken zeminin taşlık ve kaygan olduğu bir bölümdü ve batonlar ile inmeye çalışırken, sırt üstü yere düştüm ve bir kolum batona da takılarak esnedi belki de baton sayesinde korunmuşta olabilir. Bu bölümden sonra indiğimiz ekin tarlalarının kenarından tekrar Hierapolis’in arka bölümüne doğru ilerledik. Aynı bölümü tekrar dolanacaktık ve açıkçası bu bölümü hangi istamette dolanacağımız kısmına cp’de tam bir cevap alamadık. Bu bölümdeki dönüş yerinin kesişimine geldiğimde girilmez işareti bulunan bölümdeki işaret rüzgarında ektisi ile anlamsız bir yönü gösteriyordu ve ben de sabah gidiş istikametinden bu güzergahı dönmeye karar verdim. Sabah koşunun ilk başlarında çok etkilemeyen 600-700 metrelik tırmanış, sıcaklıkla birlikte çok etkili bir hal almıştı ve bırakıp geri dönsem mi düşünceleri oluşmaya başlamıştı. Son bölümde işaretlemenin düzgün olmaması da açıkçası bu bölümde canımı sıkmıştı. Neyse ki kendimi toparladım ve tırmanış bölümünden sonraki inişleri koşarak dönüş yolundaki cp’ye tekrar uğradım ve sıvı alımı ile birlikte su depolarımı doldurdum. Bu cp’den 4 kez geçmiş olduk. Gönüllüler içinde tecrübeli koşucu Tanyar Ablak’ta vardı bu cp’de, onunda burada bulunması koşu esnasında ve cp’ye uğradığımız esnada moralimizi arttıran bir unsur olmuştu. Sonuçta cp’lerde tecrübeli koşucuları gördüğünüzde onların yönlendirmeleri ve destekleri çok önemli oluyor ve iyi hissettiriyor.

Fot : Arif Toprak

Bu bölümden sonra kalan 2-2,5 km’lik bölümü çoğunlukla yürüyerek, bolca su içerek ve müzik dinleyerek tamamladım. Koşu öncesinde 56-57 km için 9.5 saat olarak düşündüğüm koşuyu, 50 km 8.5 saat olarak tamamlamıştım.

Bitiş noktasında madalyamı aldıktan sonra, alanda bulunan çardakta ikram edilen, nohut-bulgur pilavı ve buz gibi Eker ayran (sponsora teşekkürler:)) çok iyi gelmişti. Çok lezzetli olan nohut’un tadı hala damağımda. Benden önce koşuyu tamamlayan arkadaşlarla sohbet ederek. Takım arkadaşım Alim Abi’yi bekledim, onunda koşuyu tamamlamasından sonra otele doğru döndüm.

Ve parkur biter.

Alim Küçükpehlivan ile başlangıç ve bitiş.

Sıcak havanın, bulutların da etkisi ile ilerleyen saatlerde birazda olsa serine dönmesini, otelin sıcak ve soğuk havuzlarında yüzerek değerlendirdik. Sonrasında akşam güzel bir yemek ve uyku ile günün yorgunluğunu attım. Amacımız pazar günü otelden çıkıp Denizli’yi gezmek ve babamı Aydın istikametine yolcu ettikten sonra havaalanına gitmekti. Ama hemen çıkmayalım, otelin bahçesinde güzel manzarada biraz oturalım derken, ödül törenini izlemeye karar verdik. Bu esnada kurulan masaya listeler geldiğinde süreme bakmak için listeye göz attım, yaş grubumda dördüncü sıradaydım, ilk defa bu kadar kürsüye yaklaşmıştım. Yaş kategorileri okunurken Tanyar benim adımıda anons edince bir yanlışlık olabileceğini listede dördüncü göründüğümü söylemeye çalışırken, kesin talimatla 🙂 sahneye çıktım ve ödülümü aldım. Yaş grubunda birinci gözüken koşucu bir şekilde güzergahı kısalttığı için -ki yanlışlıkla olmuş olabilir, bilgim olmadı- zaman cezası almış ve bu vesile ile ilk kez kürsü görmüştüm. Bu kadar kısa sürede böyle bir tespitin yapılmasını çok başarılı bulmakla beraber, bu da benim için oldukça sevindirici bir sürpriz olmuştu.

Fot : Organizayon, Ödül Töreni

Organizasyon başlangıcında çeşitlik aksaklıklar olsa da başta gönüllüler, koşucular ve organizasyon ekibinin özverisi ile güzel bir koşu oldu benim için. Koşunun zorluk derecesi, mesafeninde çok yakın olması nedeni bana göre ile İznik 50 K düzeyindeydi, sıcaklık ise ek olarak zorluk getiren bir faktördü.

Sıcak havalarda, sıvı alımı çok önemli, bu nedenle bu mevsimlerde koşu esnasında en az 1,5 litrelik su taşıma kapasitesi bulundurmak gerekiyor. Ben 1 litrelik bir kapasite ile bazı bölümlerde oldukça zorlandım. Koşu esnasında büyük marketlerden birinden aldığım paket içinde bulunan 2-3 granoladan yedim ve 4 adet tuz hapı kullandım. Bunun dışında çorba ve ufak tefek atıştırmalıklar gayet yeterli geldi. Ayakkabı olarak New Balance’ın ultralar maratonlarda çok memnun olduğum Leadville/1210 modelini kullandım. Yanıma aldığım batonların mesafe görece kısa olsa da faydalı olduğunu söyleyebilirim.

21 Kişinin start aldığı 60k parkurunu 19 kişi tamamladı. Genel sıralamada 11nci oldum.

Ultra maraton için çok güzel bir coğrafya, umuyorum ve inanıyorum ki gelecek yıllarda daha çok katılımla koşulacak bir organizasyon olur.

Strava yarış kaydıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz, saatimi 13 dk geç açtığım için yaklaşık ilk 1.8 km’lik mesafeyi kayıt altına alamadım.

https://www.strava.com/activities/987553760

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Koşu içinde yayınlandı | 3 Yorum

Ocak, Şubat, Mart, Nisan 2017 Türkiye Koşu Takvimi (January, February, March, April 2017 Running Schedule in Turkey)

Merhaba, 2017 Yılının koşu takvimini tüm organizasyonların kesin tarihleri belli olmasa da, 2017 Koşu takviminde görebilirsiniz. Yılın ilk dört ayında yapılacak koşularda aşağıda listelenmiştir. Efes (Ephesus) Ultra Maratonu bu yıl ilk defa yapılacak organizasyon. Organizasyonu Frig-Bodrun-Sapanca Ultra Maratonlarını düzenleyen çok tecrübeli ekip Unlimited Academy düzenliyor. Bu tür organizasyonların kalitesini, düzenleyen ekip’in koşu , dağcılık vb tecrübeleri oldukça etkiliyor. Dolayısı ile programınıza uyuyorsa, pek fazla düşünülmeden katılabileceğiniz bir organizasyon.

efesultra

Resmi sitesi : http://www.efesultra.org , yeni açıldı. Parkur uzunlukları, organizasyonun sosyal medya hesabından 10K-22K ve 55K olarak açıklandı. Yakın zamanda da parkur bilgileri ve kayıt için gerekli bilgiler yayınlanacaktır.

Tarih
Organizasyon-Yer-Mesafe
Web Sitesi
14.01.2017
Adım Adım Koşu-Belgrad Ormanı-Istanbul-6K
http://www.aakosu.org/
08.01.2017
Adana Kurtuluş Yarı Maratonu-Adana-21K
http://adanakurtulusmaratonu.adana.bel.tr/
15.01.2017
Çekmeköy Winter Challenge-Istanbul-15K-30K-50K
http://www.teamultratrailrunner.com/
22.01.2017
Uğur Mumcu Yol Koşusu-Istanbul-5K
http://www.ugurmumcuyolkosusu.com/
04.02.2017
Adım Adım Koşu-Belgrad Ormanı-Istanbul-6K
http://www.aakosu.org/
12.02.2017
Çekmeköy Mud Challenge-Istanbul-15K-30K-50K
http://www.teamultratrailrunner.com/
19.02.2017
Geyik Koşuları by ASICS – Belgrad Ormanı-Istanbul-4K-14K-28K
http://www.geyikkosulari.com/
19.02.2017
Trabzon Yarı Maratonu-10K-21K
http://www.trabzonyarimaratonu.com/
26.02.2017
Atatürk’e Koşalım Atatürk ile Koşalım (Alanya)
http://www.taf.org.tr sitesinden alınmıştır
26.02.2017
Aydos Patika Koşusu-Istanbul-10K
http://www.aydos.teamkronos.com/
04.03.2017
Adım Adım Koşu-Belgrad Ormanı-Istanbul-6K
http://www.aakosu.org/
05.03.2017
Runatolia Maratonu-Antalya-10K-21K-42K
https://www.runatolia.com/
07.03.2017
Kadirli Kurtuluş Koşusu-Osmaniye-Mesafe?
www.taf.org.tr sitesinden alınmıştır
11.03.2017
Çekmeköy Night Challenge-15K-30K-50K
http://www.teamultratrailrunner.com/
18-19.03.2017
Efes (Ephesus) Ultra Maratonu 10K-22K-55K Selcuk-Izmir
www.efesultra.org
19.03.2017
Kayıp Orman Koşuları-Istanbul-4K-13K-25K
http://www.kayipormankosulari.com
25-26.03.2017
Alanya Ultra Maratonu 64K-47K-24K-5K
http://www.alanyaultra.com/
26.03.2017
Aydos Patika Koşusu-Istanbul-10K
http://www.aydos.teamkronos.com/
26.03.2017
Tarsus Yarı Maratonu Tarsus 21K
http://www.taf.org.tr sitesinden alınmıştır
01.04.2017
Adım Adım Koşu-Belgrad Ormanı-Istanbul-6K
http://www.aakosu.org/
08.04.2017
Marmaris Yarı Maratonu (Marmaris) 21K/10K/5K
www.uzunetap.com
22-23.04.2017
Iznik Ultra Maratonu-Iznik-Bursa-5K-15K-50K-90K-140K
http://www.iznikultra.com/
23.04.2017
12. Osmangazi Tarihi Kent Koşusu/Bursa 15K
www.taf.org.tr sitesinden alınmıştır
30.04.2017
Freeatlon Fun Race Marmaris 0.5K Yüzme+15K Bisiklet+5K Koşu
www.uzunetap.com
30.04.2017
İstanbul Yarı Maratonu- 10K-21K-
http://www.istanbulyarimaratonu.org/
30.04.2017
Bodrum Global Run 10K
https://www.globalrunbodrum.com

 

Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kaz Dağları Ultra Maratonu 35 Km Parkuru Raporu

Kaz Dağları Ultra Maratonu’nu, Kayseri Erciyes Ultra Maratonu’nda tanıştığım ve yarış sonrasında küçük fuar alanında sohbet etme fırsatı bulduğum Polat Dede’nin düzenliyor olması katılımım için önemli bir faktör oldu. Kendisinin Tahtalı Sky Run Ultra’yı da düzenlediğini ve bu iş için verdiği emekleri duyunca, en azından Polat’ın düzenlediği bir koşuya katılmalıyım dedim. Öyle ya hafta sonları bir şekilde Çekmeköy , Aydos ormanlarında 30 km’ye yakın koşuyoruz. Bu mesafe için şehir değiştirmek çok anlamlı olmayabilirdi. Ama belirttiğim sebepler ve güzel bir coğrafyayı görebilecek olmamdan dolayı, yarışın 35 km’lik parkuru için 3-4 ay öncesinden uçak biletimi almıştım. Cuma akşamı uçakla gidip, yine aynı yolla pazar akşamı dönecektim. Aslına bakarsak seyahati bir gün önceden yapmıyor olmam, koşuya hedef bir koşu olmayıp yeni organizasyonu destekliyor olmam sebebi ile bu parkur yoğunluğu benim için biçilmiş kaftandı.

Balıkesir Edremite uçan iki havayolundan biri ile cuma akşamı yaklaşık 1 saat rötar ile vardım. Gece saat 12 gibi Güre’de organizasyonun bulunduğu otele 1,5 km mesafedeki otele vardığımda, oteldeki dolapta da sadece 1 şişe su olduğunu öğrendim, yakında açık bir market vs de yoktu. Eşimin ısrarla yemek yiyip yolculuğa çık önerisini iyi ki yerine getirdiğimi düşündüm. Zira uçak firmasının akşam yemeği servisi, hava şartlarından ötürü kaptanın anonsu ile iptal edilmişti. En iyisi biran önce uyumaktı.

Otelde benden iki gün önce gelen Ataşehir Atletizm’den (kısaca AtAt) takım arkadaşım Nazım Abi ve eşi de konaklıyorlardı ve yerimi Nazım Abi ayırtmıştı. Sabah 5 gibi kalkıp organizasyon oteline giderken, gece yemek durumumu paylaştığım için Nazım abi tedarikli gelmiş, peynir ekmek, fıstıklı kraker ve meyvelerin bulunduğu kese kağıdını elime tutuşturmuştu.

Bir gün önceden kit almadığım için organizasyon alanında kitimi aldıktan sonra göğüs numaramı kaybedip 5 dk boyunca aramamı, gönüllü bir arkadaşın çantamı koyduğum sandalyenin altında bulunca kendimi tuhaf hissetsem de, bunu sabah mahmurluğuna verdim. Öyle ya saat ayarları değişince biyolojik saatimizde 1 saat kaymıştı, bunun etkileriydi bunlar :). Umarım yeni saat düzeni bir sonraki dönemde eski haline döndürülecektir.

Kitleri alıp organizasyonun ana sponsorlarından Güre Ramada Otelin oradan otobüslerle yaklaşık 25-30 dk’lık bir yolculuk ile Küçükkuyu’nun kuzey doğusunda bulunan Yeşilyurt köyü’ne geldik. Çok şirin güzel köy kahvesinde son hazırlıklar ve sıcak çay içerken, Nazım Abi’nin verdiği peynir ekmeğin de bir kısmını yedim.

15369112_693134257521117_6011600623692783222_o

Koşu başlangıç alanında sayısal olarak fena olmayan yaklaşık 120-130 kişilik koşucu grubu vardı. Bir çok arkadaşla samimi olmasam da onları sosyal medyadan tanıyor olmak, çekmeköyde birlikte koştuğunuz Team Trail ultra ekibi başta olmak kaydı ile tanıdık arkadaşlarla da ayak üstü görüşmek yarışın başlangıcında motive eden faktörlerdi. Kendisi ile Sky Erciyes’te tanıştığım ve özellikle eğitim ve kitaplar konusundaki yazılarını ilgi ile takip ettiğim Yücel Kalem’le de görüşüyor olmak bu motivasyon kaynaklarından biriydi.

Sabah 7 sularında karanlık bir ortamda kafa lambalarımız ile yola koyulduk. Ataşehir Atletizm 2-3 sene önce Akçay’a taşınmış eski AtAt ekibi koşucusu Erdoğan Abi’de bizlere katılmıştı. Herhangi bir hazırlığı ve lojistik imkanı olmamasına rağmen bizimle başlangıç alanındaydı.

Koşunun ilk kilometrelerinde hava aydınlanana kadar temkinli bir koşu temposu ile ilerledim. Ancak havanın aydınlanması ile birlikte ilk 3-4 kilometreden sonra 4.20-4.30 pace gibi bir hızlara ulaştığım 5-6 kilometrelik bir bölüm oldu. Bu bölümden sonra kısmen duvara çarpmış gibi çıkışlarda oldukça zorlandım, öyle ya pek fazla hazırlığım yoktu ve bir hafta önce antrenman yapacağıma, aile dostlarımızla birlikte yaptığımız, çok da güzel geçen Edirne Seyahati yapmıştık. Ve bu seyahat esnasında uyku, sportif yaklaşım ve beslenme kurallarının zıttı bir hafta sonu geçirmiştim. Anladım ki ne kadar da amatör olsak, bir şekilde organizasyonun yakınlaştığı tarihlerde daha dikkatli olmak gerekirdi.

Zorlandığım yokuşlarda arkadan gelip geçenler ve hızlı olduğum parkurda beni geçenlerle birlikte, Yücel Kalem ile sohbet etme fırsatı bulduk. Durumumu sordu, iyi olduğumu ilettim ve yolumuza devam ettik. Bu sırada, uzunca bir yolları olan 85K koşucuları , Takım Elbiseli Koşucular, HUBİ ; Hüseyin ve Bilal’de bana yetişip geçmişlerdi. İlk cp Adatepe’de 15 nci kilometrede kısa bir mola vererek yoluma devam ettim. İkinci bölümde Erdoğan Abi’ye ve HUBİ’ye yetiştim ve geçtim. Bu bölümde iki güzel dere geçişi yaptık, dizimize kadar sudan geçerken, suyun berraklığı ve saflığı hala unutamadığım kareler şeklinde aklımda kaldı.

15391419_693139254187284_8943980360425870640_o

Yaklaşık 25nci kilometre civarında, genelde bana göre oldukça hızlı giden Mehmet Ali Ok ile karşılaştım, ona yetişmem çok olası değildi, çok hızlı bir günümde de değildim. Kendisi ile konuştuğumda, rahatsızlandığını öğrendim, yürüyor ve ikinci cp’de koşuyu bırakıyor olacaktı. Bir şeye ihtiyacı olmadığını öğrendikten sonra yoluma devam ettim. İkinci cp’yi km 27’de bekliyorduk öyle belirtilmişti, ancak çok dik tırmanışlarla girdiğimiz bir köy alanında 2-3 kilometre boyunca tırmandık ve 29ncu km’de cp’ye ulaşabildik. Burada bir süre dinlendim, güzel bir parkurdu, zaten çok hızlı değildim ve çok fazla bir süre hesabım yoktu. Bu nedenle masadan beslenirken fazlaca acele etmedim. Nazım Abi’nin de bu cp’den benden 25 dk önce geçtiğini öğrenince, kendimi çok sıkmadan ilerlemeye karar verdim. Bir süre çekmeköy ekibinden Mehmet Özel ve Taner Kırbaç ile koştuktan sonra. Onların  temposuna yetişemediğim için arkalarında kalıp parkura devam ettim.

15304177_692908247543718_1352895076244586072_o

Parkurun 25 ile 33ncü kilometreleri arasında devamlı bir tırmanıştan sonra son 3 kilometrede bulunan inişi güzel bir tempoda koşarak parkuru tamamladım. 56 kişinin bitirdiği parkuru 5saat 25 dk’da 29’uncu sırada tamamlamıştım. Saatimin gösterdiği mesafe 35,85 km idi. Yarışın bittiği alan Atlınluk’ta çok güzel bir köy kahvesiydi. Organizasyonun sunduğu çorbadan afiyetle yerken, aralık ayında bizleri ısıtan egenin güneşli pürüzsüz havasını içime çekmeyi ihmal etmedim.

Yarış esnasında 2 kez tuz tableti ve jel kullandım. Çok da kullanmanın gerekli olmadığı batonlarımı da almıştım.

İlk defa düzenlenen organizasyon, benim koştuğum parkurda pek bir eksiklik hissettirmedi. Bir bölümde işaretlemeler bir şekilde koparılmıştı ve bazı koşucular bu nedenle bir süre yollarını şaşırdılar ancak buna organizasyon ekibi hemen müdahale etti. İstasyonlar ve görevli arkadaşlar oldukça iyi ve ilgiliydi.

Zeytinlikler arasında, Ege’nin tarih kokan güzel köylerinden geçilen parkur, trail koşularına uygun bir zemin. Çoğunluğu toprak araziden oluşan zeminin köy geçişleri ve son bölümü ile birlikte 2-3 km’lik bir kısmı asfalt ve döşeme taştan oluşuyor. Koştuğumuz günlerde yağmurun yağmamış olmaması olası bir çamur mücadelesini de mümkün kılmadı. Ancak yağmur yağdığında parkurun zorluğu bir kat daha artacaktır.

Tekrar koşmayı düşündüğüm bir organizasyon oldu. Ancak 85 km’lik parkur için sıkı bir antrenman yapmanın gerektiğini düşünmekteyim.

Yarış ile ilgili bilgilere resmi sitesinden ulaşabilirsiniz : http://www.kazdaglariultramaraton.com/tr/index.html

Bu tür organizasyonların, olmazsa olmazı (ki bazı organizasyonlarda yeteri kadar olmayabiliyor), koşu anlarımızı ölümsüzleştiren fotoğraflar konusunda şanslıydık. Bu yazıda kullandığım fotoğraflarda, organizasyonda fotogralarımızı çeken Goshots.net ekibinin organizasyonun Facebook Sayfasına yüklediği fotoğraflardır.

Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kazdağları Ultra Maratonu 03 Aralık 2016 / 03 Dec 2016

Bu sene ilk defa yapılacak Kaz Dağları Ultra Maratonu 14km-35km ve 85 km’lik parkurlar ile 3 Aralık 2016’da koşulacak. Yarışın kayıt süreleri uzatıldı ve hala kayıt yapmak mümkün.

Resmi sitesi : http://www.kazdaglariultramaraton.com/tr/index.html

kazdaglariultra

Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Pamukkale Ultra Maratonu 12-14 Mayıs 2017 / 12-14 May 2017

Yeni bir Ultra Maraton : Pamukkale Ultra Maratonu – 12-14 Mayıs 2017

15 km – 30 km – 60 km – 100 km ve 100 mil’lik 5 farklı parkur ile heyecan verici yeni bir organizasyon.

Organizasyonun resmi sitesi : http://pamukkaleultra.com/#anasayfa

pamukkale-nerede

 

Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kaçkar Ultra Maratonu, 46Km

Ultra maratonların güzel bir özelliği, coğrafik olarak güzel yerlerde yapılıyor olmaları. Eğer bir salon veya bir statda koşmuyorsanız, koşunun tabiatında bir şeyler görmek var. Doğada değil sokak aralarında bile koşsanız, dükkanları, binaları, insanları, hayvanları ve bir çok şeyi görebiliyorsunuz. Normal zamanlarda fark etmediklerinizi fark edebiliyorsunuz. Özellikle büyük şehirlerde nerede ise robot gibi yaşayan bizler bence bu etkileşim koşanları daha çok çevreyi algılar ve duyguları ile tanır hale getiriyor.

Ve yine bir ultra maraton : Yer , Rize-Ayder Yaylası, Konum , Kaçkar Dağları… Böyle olunca bu fırsat kaçmaz diyerek, ailecek hem gezi, hem koşu planıyla kararımızı verdik ve aylar öncesinden biletlerimizi aldık. Ailecek seyahat edeceğimiz için organizasyonun 64k’lık uzun parkuru yerine 43k’lık daha kısa parkuruna kayıt oldum. 64k gibi uzun parkurlar, hem koşulan süre uzunluğu hem de koşu sonrası toparlanma süresini uzattığı için bu sefer tercih etmediğim bir mesafe oldu.

Koşu öncesi süreçte, 15 Temmuz’da Erciyes Ultra Maratonu’nu tamamlamıştım. Sonrasında Kaçkar ultraya kadar çok yoğun antrenman yapamadım. Normalde bu tür organizasyonlara haftalık toplam 40-50 km’lik bir antrenman yoğunluğu  hazırlanırken, temmuz ayı sonrasında bayram tatili , iş yoğunluğu gibi sebepler girince, haftalık toplam 20-25 km gibi düşük bir antrenman yoğunluğu ile katıldım. Ayrıca bu koşu başta da belirttiğim gibi, aynı zamanda ailecek gezi mahiyetinde olduğu için fazlaca üzerinde plan yapmadığım bir koşu oldu. Sonuçta bitirmek benim için yeterliydi. Normalde her organizasyon öncesi ne kadar sürede bitirmeliyim, benim için iyi süre nedir, tüm bunların hesabını yaparım. Parkuru incelerim ancak belirttiğim gibi bu sefer bu kadar detaya girmedim.

yolculuk

Ataşehir Atletizm Ekibi Olarak, Ayder Yoldundayız…

Koşudan bir gün önce Cuma günü güzel bir yolculuk sonrası Trabzon Havaalanına indik ve Ataşehir Atletizm’den koşu arkadaşlarım ve uçağımızda bulunan diğer koşucu arkadaşlarla birlikte organizasyonun ayarladığı minibüsler ile Ayder’e ulaştık. Ekip olarak, kalacağımız otele yerleştik. Hava oldukça yağmurluydu. Eşyalarımızı bıraktıktan sonra, yağmurdan etkilenmeyecek şekilde giyinerek, kaldığımız bölgeyi incelemeye, bir şeyler yemeye ve akabinde yarış kitlerini almak için dışarıya çıktık. Ayder oteller bölgesi küçük bir alan yaklaşık, 2km’lik ince uzun bir bölge, tüm otel, pansiyon ve restoranlar birbirine yürüme mesafesinde, alışveriş yapabileceğiniz market ve hediyelik eşya satan dükkanlarda mevcut.

otel

Ekibimiz ile oteldeyiz, Alim Küçükpehlivan, Nazım Yaman, Yüksel Akti, 64km Parkurunu Koştular.

Yöresel yemeklerden yiyerek açlığımızı giderdikten sonra yarış kitlerimizi alıp, otelimize geçtik. Son malzeme kontrolleri ve hazırlıklarımızı yaptık. Otelimizde 12-13 koşucu ve bir kısmının aileleri vardı. Büyükler lobide yemekte bolca sohbet ederken, çocuklarda kendi aralarında kaynaşarak oyunlar oynadılar.

Saat 19.00’da organizasyonun koşucular için düzenlediği mıhlama partisine katıldık. Bu esnada Alper Dalkılıç’tan yarış hakkında bilgileri aldık. Tavsiyesi baton almamız yönünde oldu. Ben de batonlarımı getirmiş, kullanıp kullanmama konusunda karar vermememiştim. Bu bilgiden sonra yanıma almaya karar verdim. Bu tür yarışlardan önce teknik toplantılardaki bilgileri can kulağı ile dinliyorum.

brifing

Brifing ve organizasyonun mıhlama ikramı.

Bir gün önce koşu organizatörleri sosyal medyada ve kayıtlı posta hesaplarımızdan bizlere ulaşarak, kar yağışı nedeni ile yarış parkurunu revize ettiklerini belirttiler. Yükseklerde yoğun kar yağışı beklentisi ile yarış Zilkale yerine Çinçiva deresi bölgesinden yani daha alçak bir noktadan başlama kararı alınıyordu. Tüm bu detayları Alper’den dinledik. Ve verilen brifingde saat 04:30’da araçlarla yaklaşık 40 dk’lık koşu başlangıç noktasına araçlarla seyahat ve 05:30’da start bilgisi aldık.

Akşam 10:30 sularında uyuyup 03:45 gibi kalktım, genelde yarışın stresi nedeni ile fazlaca derin bir uyku uyuyamam ama bölgenin ve oksijenin verdiği rahatlık mıdır nedir, deliksiz bir uyku çektim. Kalktığımda dışarıda yoğun bir yağmur vardı, ve uzun süre yağması bekleniyordu. Bu durumda normalden farklı olarak, zorunlu yağmur geçirmez üst katman/ mont’a ek olarak altıma da uzun yağmur geçirmez yürüyüş pantolonu giydim. Çok ince ancak yağmur geçirmiyor bu giysiyi giyerken, tereddütlerim oldu. Hava almadığı için çok terletir mi? Ama düşünecek çok fazla bir şey yok, hipotermi olasılığı yerine terlemek sorun olmasa gerek diye düşündüm. Çok zorlarsa da çıkarıp çantaya yerleştirebilirim diyip bu şekilde hareket alanına doğru ilerledim.

start

Yarış Başlangıcı. Saat 05:30 Foto : Organizasyon

Minibüsler ile yarış alanına ulaştık, yağmur kesintiz devam ediyordu. Her koşu başlangıcında olduğu gibi herkes tüm hazırlıklarını yapmış, bu anı bekliyor ve sevinç nidaları ile birlikte start veriliyordu. İlk birkaç km asfalt, sonrasında Arnavut kaldırımlı bölümler var ve böylece 5-6 km sonra ilk cp Zilkaleye vardık. Tarihi oldukça eski bir kale. Buraya kadar hep yukarı eğimli hafif tırmanış şeklinde bir ilerleme söz konusu. CP’de çok kısa mola verip, devam ettim.

Hafif eğimli bu mesafe bile belimde ağrıya neden olduğu için batonlarımı kullanıyorum ve iyi ki yanıma almışım diyordum. Bir süre sonra yol toprak halini alıyor ve baştan beri süregelen muhteşem yeşillikler / ormanların arasındaki yollardan devam ediyoruz. Her yerde sular, dereler, küçük şelaleler mevcut. Yağmur tepemizden yağmaya devam ediyor.

Ama neyseki ikinci cp sonrasında yağmur şiddetini azalttı ve nerede ise sona erdi. Koşu öncesi ayakkabı seçiminde faydalı olur, yağmurdan daha az etkilenirim düşüncesi ile goratex ayakkabı tercih etmiştim ve üst tarafı su geçirmeyen tozluklarımı da ayakkabıma geçirmiştim. Ama geçtiğimiz ufak derelere girdikçe böyle plan yaptığıma gülüyorum. Ultralarda umduğunuz değil bulduğunuzu yersiniz 🙂. Parkurda bilek boyunda 6-7 dere ve su akıntısı içinden geçiyoruz, ve bir süre sonra artık ayağımdaki su ile ilgilenmiyorum bile.

selaler

Parkurdayız, arkamızda gürül gürül akan sular.

25 nci km civarı, gittiğimiz ana güzergahtan patikaya sapmamız gerekiyor, bu esnada işaretlemeye dikkat etmemiş olan birkaç arkadaşı uyarıyoruz ve geri dönüyorlar. Zira işaretleme net, ancak nerede ise 130 derecelik bir açı ile dar bir patikaya giriş normal şartlarda düşünülmeyecek/fark edilmeyecek bir geçiş. Hatta bu dönüşü kaçıran bazı arkadaşlardan bir saate yakın zaman kaybı yaşayanlar olduğunu yarış sonunda duyuyorum. Bu girdiğimiz patika bence parkurun en zor bölümü, hele benim gibi yüksekten çok haz etmiyorsanız oldukça zorlu. Yaklaşık 40-50 cm genişliğinde bir patika geçişi yağmur ve çamurla kayganlaşmış durumda ve sol tarafa pek bakmak istmiyorsunuz, yüksek ve düşme tehlikeniz var. Bu bölümlerde iyice yavaşlıyor ve arkamadaki arkadaşlara yol veriyorum. Ve özellikle bu bölümlerde batonlarımı kullanıyorum. 2-3 km lik bu bölümden sonra karın yağdığı muhteşem bir yer olan Hazindak’a varıyoruz. Bu CP’de ateş yanmış yaklaşık 10-15 koşucu ateşin çevresinde, ortam muhteşem. Soğuktan üşümüş durumdayız. Köylülerin yaktığı semaverden, sıcacık çaylarımızı içiyoruz. Burası aynı zamanda 46 km ve 64 km koşacakların ayrım noktası. Hava oldukça soğuk ve kar yağıyor.

hazindak1

Hazindak, Bize çay yapan, misafir perver köy ahalisi ve teyzelerimiz ile, Alim Küçükpehlivan ve Yüksel Akti

Yaklaşık iki bin metre irfitadayız, 64 km ciler için, daha uzun bir tırmanış var ve bu kar yağışında zorlu geçeceği belli. Bizim parkurda mola’da birlikte olduğum arkadaşlar benden önce yola koyuldular. Ben de bir süre sonra tek başıma yola koyuldum ancak köyden çıktıktan yaklaşık bir beş dakika sonra önümde var arkamda koşucu görmeyince, açıkçası ürktüm. Ve arkamdan gelecek bir koşucuyu bekledim. Sonrasında 3-4 kişilik bir ekip yoğun bir kar yağışı altında koşmaya devam ettik.

hazindak2

Hazindak’ta kar. (Foto : Musa Serdem)

Bir sonraki CP’ye vardığımızda 4*4 bir araç içinde gönüllü iki arkadaş soğuktan üşümüş ve araç içinde bekliyorlardı. Bizi görünce araçtan inip, aracın arka bölümünde oluşturulmuş, ikram masasında bizleri ağırladılar. Gerçekten menü zengin ve yeterliydi. Uzun zamandır yemediğim kadar gıdayı bu CP’de aldım. Resmen karnımı doyurdum diyebilirim, çok iyi geldi ve moralim arttı.

Bitişe yaklaşık 10 km olduğunu düşünüyordum, ancak güzergah değiştiği için sadece tahmindi. Ankara’da okurken dağcılık ile uğraşmış Volkan Koç ile yarış sonuna kadar birlikte koşmaya karar verdik. Bir süre sonra kar yağışı durdu ve azalan irtifa ile birlikte hava şartlarını kolayladık. Koşu dünyasından ve dağcılık üzerine yaptığımız sohbet birlikte kaydettiğimiz yaklaşık 13-14 kilometre süresince, güzel bir tempoda koştuk. Yaptığımız sohbet sonlara doğru yaşanan yorgunluk ve ağrı gibi problemleri düşünmememizi sağladı ve iki kişi birlikte finiş noktasına geldik.

Ama burada şöyle bir analiz yaptık, sonlara doğru gördüğümüz gerek gönüllü, gereken bölgedeki insanların daha ne kadar var sorusuna verdikleri cevapların hataları idi. Ki bu genelde hep bu şekilde cereyan ediyor. Soru şu “finişe ne kadar kaldı acaba”, genelde cevaplar beş yüz metre gibi standart bir şekilde geliyor. Ama aslında iki, üç kilometre gibi uzak mesafelerde olabiliyor. Bu cevaplara sebep koşucuları motive etmek midir bilemiyorum ama bugüne kadar, bu ve diğer koşularda yakın bir tahmin yapanı görmedim 🙂

finis2

Ve bitiriyoruz. Volkan Koç ile birlikte. Çinçiva Deresi. Foto : Organizasyon.

Koşuyu sekiz saat üç dakika gibi bir sürede bitirdim. Kendi adıma daha iyi antrenman ile süreyi daha da kısaltmak mümkündü, ancak koşu esnasında ıslanan ayaklarım ve erciyes ultradan kalan kırık başparmağı tırnağımın batmaya başlaması ve sorun yaratmaması adına yavaşlamam ve tek başına koşmamak için koşu arkadaşı beklemem süremi etkileyen diğer sebepler oldu. Ama her şeye rağmen bir ultra da önemli olanın o parkuru sağlıklı bir şekilde bitirmiş olmanın verdiği keyif her şeyin ötesinde. Zaten tüm bunları bilerek bu organizasyona katıldığım için sonuçtan da gayet memnunum. Daha ne olabilirdi ki, fazla emek harcamamışsanız, farklı bir sonuç beklemeniz de mümkün değil.

Koşu esnasında 64 km parkuru için yoğun kar nedeni ile yaşanan işaretleme problemleri nedeni ile bir kısım koşucu parkuru bitirmesine rağmen parkurda devam eden koşuculara yarışın bulundukları noktalar itibari ile güvenlik nedeni ile durdurulduğu bildirildi.

Koşu sonrasında, organizasyonun araçları ile Ayder’e dönüş yaptık. Akşam ailecek katıldığımız, organizasyonun gerçekleştirdiği Marsis Konseri gerçekten harikaydı.

organizator

Yarışmanın Organizatörü, Alper Dalkılıç ile.

Koşudan sonraki gün açan güneş, Ayder yaylasında yaptığımız yürüyüş ve içtiğimiz kahve sonrasında bölgenin tadı damağımızda kaldı. İyi ki geldik dediğimiz bir organizasyon oldu. Bu arada ailecek yaptığımız bu seyahatte eşimde artık koşmaya karar verdi. Zira bizlerin koşu sonrası yaptığı sohbetler onun için o kadar ilgi çekici oldu ki, artık ben de buralarda koşmak istiyorum diyerek bu işe adım attı. Hayatında daha önce hiç koşmamış ve pek de spor yapmamış olmamasına rağmen, bu sene koşulacak Vodafone İstanbul Maratonu’nda 10 km koşusunda koşacak.

Bu arada 38nci İstanbul Maraton Fuarında konuşma fırsatı bulduğum Alper Dalkılıç’tan edindiğim izlenim, bu organizasyonun her sene üstüne katarak gelişeceği ve daha da güzelleşeceği yönünde oldu. Ultra Maraton koşuyor ya da koşmayı planlıyorsanız, size uygun mesafeyi bu organizasyonda denemenizi tavsiye ederim.

Organizasyonun Resmi Sitesi : http://www.ultrakackar.com/

kahve

Ayder Yayla, koşudan sonraki gün, Eşimle kahve içiyoruz,

Herkese sağlıklı, iyi koşular dilerim.

Koşu içinde yayınlandı | Yorum bırakın